BireyselWeb | Bireysel Portalınız

sinop cezaevi

  • 05.10.2021 - 14:56

Sinop’ta gezilecek yerlerin başında tabii ki Sinop Cezaevi var. Üç yanı denizle çevrili ve Helenistik dönemde inşa edildiği düşünülen kale içinde konumlandırılmış Sinop Kapalı Cezaevi, Anadolu’nun Alkatraz’ı olarak da biliniyor. Selçuklular döneminde tersane olarak kullanılan bu yapı, 1560 yılından itibaren zindan olarak kullanılmaya başlanmış.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesinde de ürkütücülüğüne dair anekdotlara rastlıyoruz: “Büyük ve korkunç bir kaledir. 300 demir kapısı, dev gibi gardiyanları, kolları demir parmaklıklara bağlı ve her birinin bıyığından 10 adam asılır nice azılı mahkûmları vardır. Burçlarında gardiyanlar ejderha gibi dolaşır. Tanrı korusun, oradan mahkûm kaçırtmak değil, kuş bile uçurtmazlar.” diyor 1640 yılındaki ziyaretinde.

Cezaevinin bahçesinde “Umudun Simgesi” bir dut ağacı var. Eski mahkûm Hüseyin Pehlivan tarafından 1959’da dikilmiş bu ağaç, tabii mahkûmun cezaevi bahçesine izinsiz ağaç dikmesi mümkün mü, Hüseyin Pehlivan dut ağacı dikmek istediğine dair bir maruzat yazmış cezaevi müdürüne. Müdürün cevabı “Ne yapacaksın dut ağacını? Yani dut ağacı büyüyecek, dut verecek, herkes bunun dutundan yiyecek, sana dua edecek, öyle mi?” olmuş.

“Bu dut ağacı büyüdüğü zaman 20 sene, 30 sene, 50 sene sonra neyse, kaç yıl sonra olursa olsun, büyüdüğü zaman buraya gelen mahkumlar diyecekler ki; ‘Bu dut ağacını diken kişi idamdan kurtulmuş, müebbet cezaya çarptırılmış. Müebbet cezayı da bitirmiş çıkmış buradan’ Bu şekilde teselli kaynağı olacak onlar için. Ben bunu düşünüyorum, daha ümidimi yitirmedim. Ben bir gün çıkacağım buradan, hiç ümidimi yitirmedim.” diyen Hüseyin Pehlivan, teselli ağacını dikmek için o gün iznini almış.